top of page
  • Sanem Tugay

Köpekler Geleceğimizi Nasıl Şekillendirebilir

Barınaklarda yaşayan köpeklerin hayatımızda çok önemli görevler üstlenebileceğini biliyor muydunuz?



Köpeklerin iş hayatının bir parçası olduğu pek çok alan var. Özellikle duyuları çok gelişmiş olan köpekler; iz sürmede, korumada, kayıp insanların bulunmasında, narkotik aramalarında [12], bomba tespitlerinde ve askeri alanlarda da kullanılmaktadır[5]. Hadi okumaya devam edelim ve bütün bu görevleri nasıl yapabiliyorlar, anlayalım.


Burun, bir köpeğin en gelişmiş organıdır. Kokuları ayırt etme yetenekleri insanlardan yaklaşık bin kat daha üstündür. Ayrıca köpeklerin kulakları bir sesi insanlara göre dört kat daha uzak mesafeden algılayabilir ve köpekler kulaklarını oynatarak sesin geldiği yeri tespit edebilir[4].


Araştırmacılar, günümüzün kimyasal algılama cihazlarının patlayıcıları ve diğer kaçak malzemeleri tespit etmede daha iyi hale gelmesine yardımcı olması için doğanın en iyi kimyasal detektörlerinden biri olan köpek burnunu incelemişler ve çarpıcı sonuçlar elde etmişlerdir. Sahalarda yaygın olarak bulunan köpeklerin yorulduklarında veya sıkıldıklarında sorunlar ortaya çıkabileceğini belirten araştırmacılar, bu soruna teknolojiyle çözüm bulabilmek için 3D baskılı bir köpek burnunu inceleyerek koklama eylemi sırasında sürekli olarak havayı çekip aerodinamik erişimini artıran birçok buhar detektörü ile karşılaşmışlardır. Bilim adamları, piyasada bulunan buhar detektörlerini 3D baskılı köpek burnundan ilham alıp "burun deliklerini" modifiye etmişler ve kokunun algılanmasında 16 kat daha fazla iyileşme tespit etmişlerdir [1][2]. Böyle güçlü duyulara sahip köpekler, deprem ve sel vb. gibi afetlerde kazazedelerin yerinin tespit edilmesinde sıklıkla kullanılmaktadır. 6 Şubat 2023 Maraş merkezli depremde bunun birçok örneğine şahit olduk [14][15].


Köpeklerin iş hayatında kullanılmasının tek sebebi duyu organları değil! İnsanlar ve köpekler arasında yüzyıllar öncesinden gelen özel bir bağ vardır. Bu bağı köpeklerin insanlarla yaşama, birlikte çalışma ve oynama tavırlarında dahi anlayabiliriz[9][10]. Uzmanların çoğu, bu ilişkinin, köpeğin atası olan kurt ve insanın temasa geçmesiyle geliştiğini, bazı kurtların, bilinmeyen nedenlerle, kendilerini bu iki ayaklı garip türe bağladığını ve yıllar içerisinde gelişen bu bağın günümüzdeki köpeklerle olan ilişkimizi oluşturduğunu savunmakla birlikte psikologlar, insan ve köpek arasındaki ilişkinin tipik insan bakıcı/bebek ilişkisine benzetmektedir[16]. Arada karşılıklı bir bağlılık vardır ve bu bağ, Jack London’ın yazdığı Beyaz Diş gibi birçok dünya klasiğine konu edilmiştir.


Birçok makalede insan-köpek iletişiminin hem insanlarda hem de köpeklerde mental ve fiziksel olarak olumlu etkiler oluşturduğundan bahsedilmiştir[10][11]. Araştırmalara göre, bu iki canlının birlikte vakit geçirmesi ile her iki tarafta mutluluk duygusuna sebep olan oksitosin salgılandığı ve bunun da güçlü bir sosyal bağın oluşumu ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir[10]. Çok ilginçtir ki köpekler, insanların duygularını değerlendirebilir hatta insanları tanışıklık seviyesine göre ayırt edebilir. Mesela bir asker ve köpeği arasındaki ilişkinin genellikle sarsılmaz olduğu söylenir; bunun sonucunda bakıcı ve köpek, birbirlerinin vücut dilindeki neredeyse algılanamayan değişiklikleri okuyabilirler[10]. Bu bağlamda köpeklerin terapilerde refakatçi olarak kullanılması çok uygundur. Duyuları doğuştan ya da sonradan hasarlı insanların günlük hayatlarında yaşadıkları zorluklara karşılık refakatçi köpekler bu bireylere dost olur ve bu dostluk da karşılıklıdır.


Köpekler sizi tanımaya açıktır ve hiçbir şekilde yargılamazlar. Terapi köpekleri, adından da anlaşılacağı üzere insanları rahatlatmak amacıyla kullanılan eğitimli köpeklerdir. Daha çok hastane, bakımevi, afet bölgesi gibi alanlarda psikolojik açıdan zayıf düşmüş insanlara yardım amacıyla kullanılırlar. Hastaların fiziksel açıdan daha aktif olmalarını sağlayan bu köpekler hastalara refakat ederler, terapide rahatlatıcı unsur olarak kullanılırlar[5]. Peki depremzede çocuklarla köpekleri bir araya getirmek karşılıklı olumlu sonuçlar doğurabilir mi ne dersiniz?


Terapi dışında, okullarda ve kütüphanelerde köpeklerin bulunması çocukların iletişim ve okuma gelişimine katkıda bulunabilir[6][7]. Çocukken hayvanlara yardım eli uzatan insanların büyüdüklerinde etrafa karşı daha merhametli oldukları görülmüştür[3]. Peki kütüphane önlerinde denk geldiğiniz, sizi dikkatlice dinleyen köpeklerin iyi bir dinleyici olduğunu şimdiye kadar fark etmiş miydiniz?


Günümüzde Türkiye’de sokak köpeği sayısının 10 milyondan fazla olduğu düşünülmektedir[8]. Köpeklerin dost canlısı ve bir o kadar da yetenekli olduğu dikkate aldığımızda hayatımızın her alanına bu canlıları entegre edebiliriz. Mesela sokakta yaşayan köpekleri çeşitli faaliyetler için eğitip farklı alanlarda görevlendirebiliriz. Böylelikle hem sokak köpeklerinin yaşam mücadelesi destekleyip hem de en sadık dostumuzu hayatımızın içine yerleştirebiliriz. Yine özel eğitimden geçirilen köpeklerle yaşamaya başlamadan önce sahibinin de eğitimden geçmesi gerekmektedir[5].


Sokakta yaşayan 10 milyon sokak köpeğinin yaşam mücadelesinde hep beraber olabilmek, gelecek nesile merhameti unutturmamak, insan dışındaki canlıların da bir hayatı olduğunu, karnını doyurmak ve sevilmek gibi ihtiyaçları olduğunu öğretebilmek ve daha fazlası için kapımızın önüne koyduğumuz bir kap mamadan daha çoğunu yapmaya var mısınız !


Kaynaklar:

[5]https://www.kopekler.com/is-alani (Erişim Tarihi: 10.03.2023)

[15]https://www.medyatava.com/haber/kahramanmarastaki-iki-buyuk-deprem-10-kentte-yikima-neden-oldu-arama-kurtarma-calismalarinda-dikkat-ceken-kopek-detayi-deprem-bolgesinde-kurtarma-kopekleri-eksik-mi_292909 (Erişim Tarihi: 09.03.2023)


116 görüntüleme1 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page