• Coşkun Dolanbay

Korona Sonrası Dünya Senaryoları - 3

Küresel ısınma, son döneme damga vurmuş olaylardan birisi. Ülkeler arasında çok önemli çekişmelere neden oldu ve olmaya da devam ediyor.

Batı, küresel ısınmanın önlenebilmesi için üretimin yeniden değerlendirilmesini istiyor. Buna karşılık olarak doğu, küresel ısınmaya neden olanın batı olduğunu, şimdi büyümek için ise mevcut endüstriyel kapasiteye kendilerinin ihtiyacı olduğunu ileri sürüyor ve batının kirletirken umursamadığı dünyaya şimdi ‘duyar kasma’sının nedeni olarak da çevresel bilinç değil, gelişmişliğini korumak kaygısı olduğunu düşünüyor.


Küresel ısınma konusu, Korona sonrası dünyada yönetilmesi en zor alanlardan birisi olmaya aday. Avrupa Birliği, ABD ve Çin üçlüsünün hüküm sürdüğü dönemde bile yönetilemeyen bu sorunu daha da zorlaştıracak iki temel unsur var artık.


Bunlardan ilki bireysel davranışlar. Dünyanın büyük bölümünde mart ayına baktığımızda sokakta gezen, virüsün yayılmasını engellemek amacıyla uygulanan kısıtları tatil olarak değerlendiren insanlar gördük. İnsanlar, burunlarının dibindeki ölümcül virüs tehdidini görmezden geldi. Şimdi bu insanları yıllar sonranın tehdidine inandırmaya, buna engel olmak için önlem almaya ikna etmek gerekiyor. Ölümcül ve bugünün tehdidine kulak asmayan insanların göreceli olarak uzak bir gelecek için kaygı duymalarını ve bugün önlem almalarını beklemek zorlaştı. Bir de enteresan bir durum daha ortaya çıktı. Sadece bir ay insanların dünyadan elini eteğini çekmesi sonunda, dünyanın bütün büyük şehirlerindeki hava kirliliği azaldı, Venedik’in kanallarında su berraklaştı, on yıllar sonra ilk kez Hindistan’dan bakınca Himalayalar, İstanbul’dan bakınca Uludağ görünür hale geldi. Şimdi şunu desek yeridir: E madem doğa kendini bir ayda bile toparlayabiliyor, neden bunca yıldır süren bu hengâme. Artık geniş bir kesimi küresel ısınmanın gerçekliğine inandırmak daha zor olacaktır.

İkinci unsur ise girişte üzerinde durulan konu: “Batı endüstrileri ve toplumları, dünyayı bu hale getirirken umursamadı, şimdi doğunun gelişmesini engellemek için küresel ısınmayı tehdit olarak kullanıyor” söylemi. Fosil yakıtlar burada önemi bir rol oynuyor. Görünen o ki, temelde fosil yakıtlara dayanan enerji döneminin sonuna yaklaştık. Bir süre daha mevcut yöntemle ilerledikten sonra ani bir enerji kaynağı değişimi görebiliriz.


Bu enerji değişimine hazır olanlar ve olmayanlar asında da bir fark ortaya çıkacaktır. Hazır olmayanlar ya henüz güvenliğini, verimliliğini ve sürdürülebilirliğini kanıtlayamamış yüksek riskli çözümleri hazır etmeye çalışacaklar ve kullanacaklar ya da hazır olanların tekliflerine uygun enerji kaynaklarını tercih edeceklerdir.

İklim değişikliğindeki iki konu da birbirinden tamamen bağımsız.


İlk konuda, yani insanların ikna edilmesi çok zorluydu. Korona sonrasında daha zor olacaktır. Küresel rekabetin bir unsuru olarak ele alınmasında ise yeni çok farklı tehditlerle karşılaşabiliriz.

0 görüntüleme
#HackTheFuture

Gelecek Araştırmaları Enstitüsü, kâr amacı gütmeyen bir modelde ve toplumun her kesiminin, kamunun, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının arzu ettikleri geleceği tasarlamalarına ve oraya ulaşmaları için vermeleri gereken kararlara destek olmak amacı ile çalışmaktadır.

Eposta: merhaba@gelecek.org.tr

Telefon: +90 (312) 446 0300

Çalışmalarımızla ilgili bilgi için aylık bültenimize abone ol
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube Sosyal Simge
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • RSS Sosyal Simgesi
  • Facebook
Hızlı linkler

© 2020  Gelecek Araştırmaları Enstitüsü. | Kullanım Koşulları | Kişisel Verilerin Korunması