• ardamevlutoglu

COVID-19 Sonrasında Savunma ve Güvenlik

En son güncellendiği tarih: Mar 31

Arda Mevlütoğlu / Ankara


2019 sonunda Çin’de ortaya çıkan COVID-19 virüsü hızla tüm dünyaya yayılarak küresel bir tehdit haline geldi. Bu salgının uzun vadeli ve kalıcı etkileri olacağı muhakkak. Savunma ve güvenlik alanındaki etkilerine ilişkin ise şimdiden bazı öngörülerde bulunmak mümkün.


İtalya’ya sevkedilen Rus askeri personel ve ekipmanı uçaklardan indirilirken

(Kaynak: Rusya Savunma Bakanlığı)



2019 Aralık ayında Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan COVID-19 virüsü hızla tüm dünyaya yayıldı. Bu satırların yazıldığı 26 Mart 2020 itibariyle dünya genelinde 198 ülkede 490 binden fazla hastada tanısı konmuş olan virüs, 22 binden fazla insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Tedavisi devam eden yaklaşık 350 bin hastadan 18 bininin durumu kritik. Salgının ortaya çıktığı Çin göreceli olarak rahatlamış durumda iken Şubat ayından itibaren odak noktası Avrupa oldu. Mart ayıyla birlikte de Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) vaka sayısı büyük hızla artmaya başladı. Salgınla mücadele için İngiltere, İtalya, Fransa, Polonya başta olmak üzere çok sayıda ülkede ülke geneli ya da bölgesel ölçekte sokağa çıkma yasakları yürürlüğe kondu. 


COVID-19 salgınının olağanüstü yüksek yayılma hızı ve bilhassa yaşlı ya da kronik hastalık geçmişi olan kişilerdeki ölüm oranı, çok sayıda ülkenin sağlık sistemini çöküşün eşiğine getirdi. Bu durumun ciddiyetini artıran bir diğer etken de kısa süre içinde çok yüksek sayıda hasta ile ilgilenmek durumunda kalan sağlık personelinin virüse maruz kalma riskinin artması. Nitekim İtalya ve Çin'de çok sayıda sağlık personeli, salgınla mücadele esnasında enfekte olarak hayatlarını kaybettiler. Salgın, çok kısa süre içinde yalnızca bir toplum sağlığı konusu olmaktan çıktı: Devletlerin kriz yönetim kapasitesi, ulusal ve uluslararası ekonomi, ticaret, güvenlik gibi pek çok alanda derin hasarlar ve uzun vadeli etkiler yaratan bir nitelik kazandı.


Salgından en ağır etkilenen ülkelerin başında İtalya geliyor. Kısa süre içinde büyük artış gösteren hasta sayısı, İtalyan sağlık sistemini felce uğrattı. Bu durum nedeniyle uluslararası camiadan yardım talebinde bulunan İtalya’ya, farklı ülkelerden tıbbi cihaz, malzeme ve personel yardımı gönderildi. Yardım gönderen ülkelerden biri de Rusya idi. Ancak yardımın içeriği ve basına yansıma şekli, COVID-19 sonrası dünyada savunma ve güvenlik konularında yaşanacak dönüşümün habercisi gibiydi.


Rusya 22 Mart’tan itibaren İtalya’ya, Il-76 ağır nakliye uçakları ile sıhhi malzeme, dekontaminasyon cihazları, tanı kitleri ile virüsle mücadele ve salgın konularında uzman askeri KBRN personeli göndermeye başladı. Bu personel, İtalyan silahlı kuvvetleri ve sağlık görevlileri ile birlikte salgından en ağır şekilde etkilenen Bergamo şehrinde göreve başladı. Personelin, uçaklarla getirilmiş Rus zırhlı araçları ve Rus bayrakları ile intikal görüntüleri, büyük yankı yarattı. 


Benzer şekilde İngiltere, ABD, Almanya gibi ülkelerde de ordu birliklerinin güvenlik, ilk yardım, sahra hastanesi, hasta ve malzeme nakliyesi gibi konularda süratle devreye sokulduğu görüldü. Örneğin ABD Deniz Kuvvetleri, iki adet yüzer hastane gemisini, COVID-19 dışı vakalara müdahale etmek ve böylece yerel hastanelere yer açmak için New York açıklarına gönderdi. Fransız Deniz Kuvvetleri de Mistral sınıfı helikopter çıkarma gemisi Tonnere’yi yüzer hastaneye dönüştürdü ve Korsika adasındaki COVID-19 hastalarının anakaraya tahliyesinde kullandı.


Bunlar gibi örnekler ışığında, COVID-19 sonrası süreçte savunma ve güvenlik alanında yaşanabilecek olası gelişme ve dönüşümlere dair şunlar söylenebilir:


1. Silahlı kuvvetlerin “savaş dışı harekat” (Operations Other Than War) görevlerinde taşıdığı stratejik – politik önem bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Özellikle denizaşırı kuvvet ve nüfuz aktarımı iddiasında olan ülkelerin, silahlı kuvvetlerin bu tür “yarı-diplomat” kullanımına yönelik eğitim, teşkilatlandırma ve donatımlara özel önem vermesi beklenebilir. 


2. Bu doğrultuda, uzun mesafelere büyük yük taşıyabilecek nakliye uçakları, büyük kapasiteli askeri nakliye ve hastane gemileri; süratle intikal ettirilebilecek, sahra koşullarında hızla kurulabilecek sıhhi altyapı, hastane ve benzeri araç – gereç ve donanımın geliştirilmesi, üretilmesi ve mevcutların modernizasyonu için daha fazla kaynak ayrılabilir.


3. COVID-19 virüslerle mücadele için genetik, mikrobiyoloji, nanoteknoloji gibi alanlarda askeri ve sivil araştırma projelerine daha büyük kaynak ayrılabilir. Bu alanlarda artabilecek faaliyetlerin orta ve uzun vadede askeri ve sivil alanda yan çıktıları olması muhtemeldir.


4. Rusya ve Çin’in, salgınla mücadele kapsamında Avrupa ülkelerine sağladıkları yardım, bu yardımların öncesi, esnası ve sonrasında kurulan ve geliştirilen askeri ve sivil diplomatik ilişkiler, Avrupa jeopolitiğinde dönüşüm ve değişimleri tetikleyebilir.


Her ne kadar henüz COVID-19’un neden olduğu küresel yangın kontrol altına alınamamış olsa da, bu ateş bir şekilde söndürülecektir. Sonrasında ise bir daha hiçbir konuda hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı ise şimdiden kesin…



494 görüntüleme
#HackTheFuture

Gelecek Araştırmaları Enstitüsü, kâr amacı gütmeyen bir modelde ve toplumun her kesiminin, kamunun, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının arzu ettikleri geleceği tasarlamalarına ve oraya ulaşmaları için vermeleri gereken kararlara destek olmak amacı ile çalışmaktadır.

Eposta: merhaba@gelecek.org.tr

Telefon: +90 (312) 446 0300

Çalışmalarımızla ilgili bilgi için aylık bültenimize abone ol
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube Sosyal Simge
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • RSS Sosyal Simgesi
  • Facebook
Hızlı linkler

© 2020  Gelecek Araştırmaları Enstitüsü. | Kullanım Koşulları | Kişisel Verilerin Korunması