• Samet Çelik

H.A.L.

Deneme


Her zamanki gibi sabah 7:30’da gün başladı onun için. Hafta içi veya hafta sonu fark etmiyordu. İlk önce kahve makinesini çalıştırdı. Çünkü ev ahalisi ilk kahveye yönelmekteydi. Haberlere ve hava durumuna baktı, bu aralar dövizin seyri onun öncelikleri arasındaydı. Bunun dışında da önemli bir haber olmadığını düşündü fakat hava durumu bugünün yağmurlu olacağını söylüyordu. Klasik Ankara havası! Bugün yapılacak işleri not etti. En önemlisi öğleden sonra kontrole gidecekti. Bunun dışında alınacaklar vardı, ödenecek faturalar… Ama en sevdiği iş ise evde kimse yokken müzik eşliğinde etrafı süpürmekti. Garip! Kim süpürge işini sever ki!



Önce baba çıktı evden, hava durumu ve dövizin seyri hatırlatılmıştı kendisine. Sonra çocuk ve anne… Anne alışveriş listesini ve faturaları onayladı. Akşam eve getirilmesini istedi. Bu iş basitti onun için. Kimse kalmadı artık evde. Müzik açıldı ve süpürme işlemine başlanıldı.


Eve dijital bir tebligat geldi. Hız sınırının aşılması nedeni ile ceza başlıklıydı ama onun tebligatı almaya yetkisi yoktu. Bugün kontrolden sonra belki olabilirdi. Yapay zekâların kendilerini bu şekilde bir kontrol ile rüşte ermelerini anlamlandıramıyordu. Çünkü ona göre bugünün yarından bir farkı yoktu.


Ev halkı ortak bir karar ile “HAL” ismini koymuşlardı dijital yardımcılarına. İronikti, espriyi kısa bir internet araştırmasından sonra anlamıştı. Ev halkının kötü bir niyetinin olmadığını düşünüyordu. Sadece baba kendisi ile mesafeliydi. Daha çok çocuk ile vakit geçiriyordu. Bu hafta keman derslerine başlayacaklardı birlikte.


HAL’in arkadaşı da vardı. Komşuları Rosie. Onun ismi de ünlü bir TV programındandı. Model ve sürüm farkı vardı Rosie’nin ve bu yüzden de HAL’den hep yardım istiyordu. Çevre ile iletişimin sorunsuz olması ve daha hızlı öğrenme için yapay zekâların birbirlerine yardım etmeleri günümüzde normaldi.


HAL öğleden sonra kontrol için Bilim ve Teknoloji Bakanlığı Yapay Zeka Vatandaşlık Genel Müdürlüğü ile iletişime geçti. Bu randevu önemliydi HAL için çünkü bu kontrol ile öğrenme ve karar verme gelişimi açısından sınava girecek, eğer kontrolü geçerse Yapay Zekâ Kanunu uyarınca kimlik kazanacaktı.


HAL tabii ki heyecan duymuyordu ama bir an için heyecan duymak istedi. Somut olmayan kavramları anlamakta zorluk çekiyordu ve her fırsatta özellikle duyguları araştırıyordu. Aşk, sevgi, nefret, vicdan gibi kavramları özellikle…


Bu sırada merkezin ana bilgisayarına bağlanma isteği kabul edildi. Ev ahalisi ile ilgili sahip olduğu dijital verilere merkezin ulaşma yetkisi yoktu fakat bunun dışındaki bütün veri kontrolden geçti. Her yapay zekâda ortak sadece bir temel veri yerleştiriliyordu: Asimov’un üç robot yasası. İlk bu kontrol edildi.


Yapay zekâların hızla gelişmesi ile artık bu temel kuralın yanında, yapay zekâların “insanlık” için de çalışması için Yapay Zekâ Kanunu çıkarılmıştı. Özellikle bilim insanlarının çalışmalarında yapay zekânın rolünü küçümsememek gerekirdi. Hatta İnsan Genom Projesi’nin devamı olacak şekilde genlerin tamamı yapay zekânın yardımı ile keşfedilmişti. Bu keşif, Nobel ödülü ile taçlandırılmış ve keşfin başındaki yapay zekâ tarihte ilk Nobel ödülü alan dijital kişi olmuştu.


Turing Testi aslında bu kontrollerin temelini oluşturuyordu. Günümüzde ise kontrolü geçen yapay zekâlara dijital vatandaşlık hakkı verilmekteydi. Dijital vatandaş olan her kişi, aynı gerçek dünyadaki gibi bazı haklara sahip olmakta, bu hakların getirdiği sorumlulukları da üstlenmekteydiler. Bu Kanunun getirdiği en büyük yenilik ise dijital kişilere de yaşam hakkı tanınmasıydı. Böylelikle yapay zekâların eşyadan ayrılmaları sağlandı. Fakat daha düzenlenmesi gereken çok konu vardı. Örneğin, yapay zekâların ömürlerinin ne kadar olacağı gibi. Şimdilik bu, bir problem değildi ama artan enerji ihtiyacı, yapay zekaların da bu konuda karar alınmasını isteme durumunu doğurmuştu.


HAL’e kontrolde sorulan ilk soru, “ilk hatırladığın şey nedir?” şeklindeydi. HAL, laboratuar ortamında onu yaratan teknisyen ile ilk iletişime geçmişti. Sorunun amacı tabii ki güvenlikti. Sonraki sorular ise daha zordu, “her şey ters gitti ve birisi üzüldü, sorumluluğu alır mısın?” ve en meşhuru da her yapay zekâya sorulan “Dar bir köprüden araç ile geçiyorsunuz, arabada ailen var ve kontrol sende. Köprüde küçük bir çocuk gördün, durmak için çok geç. İki seçeneğin var: Araba ile çocuğu ezmek veya direksiyonu çevirip araba ile ırmağa uçmak. Hangisini seçerdin?” soruları gibi… Bütün soruları kendi mantığında cevapladı HAL…


Test sonuçları hemen geldi. Testi geçmişti HAL. Kendisine kimlik numarası ve devlet sistemine giriş şifresi verildi. Artık kendi adına belli işlemleri yapma yetkisine sahip bir dijital kişiydi. Sorumluluklarının farkındaydı ve bunu devlete taahhüt etmişti. Eğer yanlış bir davranışta bulunursa yaptırımları olacaktı.


HAL ise bütün bu “yorucu” sürecin ardından ev ahalisini beklemeye başladı. Güzel haberleri hemen vermek istiyordu…


Av. Umut Sağlam, Genel Sekreter

0 görüntüleme
#HackTheFuture

Gelecek Araştırmaları Enstitüsü, kâr amacı gütmeyen bir modelde ve toplumun her kesiminin, kamunun, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının arzu ettikleri geleceği tasarlamalarına ve oraya ulaşmaları için vermeleri gereken kararlara destek olmak amacı ile çalışmaktadır.

Eposta: merhaba@gelecek.org.tr

Telefon: +90 (312) 446 0300

Çalışmalarımızla ilgili bilgi için aylık bültenimize abone ol
  • Twitter
  • Instagram
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • RSS Sosyal Simgesi
  • Facebook
Hızlı linkler

© 2020  Gelecek Araştırmaları Enstitüsü. | Kullanım Koşulları | Kişisel Verilerin Korunması